Honeysweet, izlerken insanın içine iliklerine kadar işleyen o yumuşacık duyguyu veren nadir filmlerden biri. Başta süresinin 2 saat olmasını görünce “acaba ağır gelir mi?” diye düşündüm ama film o kadar akıcı, o kadar doğal ilerledi ki… Bir anda kendimi son on dakikayı izlerken buldum ve bitiyor diye gerçekten üzüldüm.
Hikaye; içine kapanık, sessiz, yumuşak karakterli Do-hun ile; enerjik, sıcakkanlı ve hayatı güzelleştiren biri olan Ja-yeong’un sakin ama etkileyici yakınlaşmasını anlatıyor. Bu iki karakter arasındaki kimya tam anlamıyla kalbe dokunuyor. Romantizmi bağıra çağıra değil; bakışlarla, suskunluklarla, küçük jestlerle anlatan bir film. O yüzden duygusu çok sahici, çok temiz.
Oyunculuklar ise ayrı bir övgüyü hak ediyor.
Kim Hee-ae ve Choi Min-sik zaten ekranı dolduran isimler ama filmdeki yan karakterler bile sanki yıllardır tanıdığımız insanlar gibi sıcacık:
Im Si-wan, Han Seon Hwa ve Jung Woo-sung gibi güçlü isimlerin varlığı filmi daha da zenginleştiriyor. Kısa görünen karakterler bile hikayeye derinlik katıyor, atmosferi tamamlıyor. Hiç kimse gereksiz değil, herkesin bir duygusu var.
Filmin sonlarına doğru kendimi tutamayıp duygulandım.
Honeysweet abartmayan, zorlamayan, “insan ilişkilerini” yumuşak bir tonda anlatan tam bir ruh dinlendirme filmi. İçindeki umut, iyilik, komedi ve sakin romantizm insanın kalbine çok güzel dokunuyor.
Kısacası:
Honeysweet; tatlı, samimi, iç ısıtan ve tamamen “kalpten” bir hikaye arayan herkesin mutlaka izlemesi gereken bir film😍.
Filmi kapattığımda yüzümde bir gülümseme, içimde tatlı bir sıcaklık kaldı — ve bence bu, bir filmin verebileceği en güzel hisss.💖



0 Yorumlar