2026'nın İlk Dizisi / Yıllardır Beklenilen - Can This Love Be Translated?



Eveeeet 2026 Yılının ilk dizi yorumunu yazıyor bulunmaktayım. 

Kim Seon-ho’nun  projesini o kadar uzun zamandır bekliyorduk ki, haberini ilk duyduğumuz günden beri hepimizin kafasında bir “efsane olacak” senaryosu dönüp duruyordu. Ben de bu beklentiye fena kapılmıştım açıkçası. 😅 Netflix’in 16 Ocak’ta tüm bölümleriyle yayınladığı Can This Love Be Translated? izleyip bitirdikten sonra beklentimin biraz altında kaldığını itiraf etmeliyim. Ama hakkını da yemeyeyim: İzlerken gerçekten keyif aldığım, dönüp dönüp izlediğim sahneler oldu. 



Dizinin en güçlü yanları kesinlikle görsellik ve başrollerin kimyası. Japonya, Kanada ve İtalya’da çekilen sahneler o kadar büyüleyici ki, bazen romantik komedi değil de bir seyahat belgeseli izliyormuş gibi hissettim. Böylesine güzel yerlerde daha soft bir romantik komedi lzleyeceğimi düşünüyordum. Kim Seon-ho ve Go Youn-jung’un yavaş yavaş gelişen slow-burn romance’u ilk bölümlerde kalbimi fena eritti. Bakışmalar, küçük dokunuşlar, utangaç gülümsemeler… Çeviri yanlış anlamalarından çıkan komedi sahneleri de beni birkaç kez kahkahalara boğdu. Go Youn-jung’un masum ama bir o kadar komik mimikleri ayrı bir olaydı.



Dizi, Cha Mu-hee karakterinin dissosiyatif kimlik bozukluğu  ile mücadelesini ve bu bozukluğun kökeninde yatan derin travmayı oldukça cesur bir şekilde işliyor. Mu-hee’nin iç dünyasında ortaya çıkan “Do Ra-mi” alter’i, aslında onun yıllarca bastırdığı sevgisizlikten, yalnızlıktan ve korunmasızlıktan doğmuş bir savunma mekanizması. Do Ra-mi, Mu-hee’nin hiç alamadığı sevgiyi, ilgiyi ve cesareti temsil ediyor bir anlamda.






Ju Yeon-ho ise bu iki “kadın”la –aslında aynı kişinin farklı yüzleriyle– tamamen farklı iletişim kuruyor. Mu-hee ile nazik, sabırlı ve anlayışlı; Do Ra-mi ile ise daha cesur, hatta biraz meydan okuyan bir tavır sergiliyor. Bu ikili arasındaki karmaşık iletişim, dizinin en etkileyici kısmıydı bence. Yeon-ho, zamanla Mu-hee’nin bütün parçalarını kabul etmeyi ve sevmeyi öğreniyor. İşte tam burada dizinin asıl mesajı ortaya çıkıyor: Aşk, salt bir duygu değil; bir çeviri çabası, sabır ve anlayışla iyileşme yolculuğu.







Sevginin iyileştirici gücünü bu kadar net gösteren sahneler vardı ki, izlerken gözlerim doldu. Yeon-ho’nun Mu-hee’yi (ve içindeki Do Ra-mi’yi) yargılamadan, korkmadan sevmesi… Bu bana kalırsa dizinin en güzel yanıydı.

Tabii eleştirilerim de hala geçerli: 

  Orta bölümlerden itibaren (özellikle 6-7. bölüm civarı) mental sağlık ve travma konusu biraz fazla ağırlaştı. Romantik komediden melodram havasına ani geçiş bazı yerlerde zorlama hissettirdi.

  Aralarındaki karmaşık iletişim ve yanlış anlaşılmalar da beni bir yerden sonra rahatsız etti. 

  Japon oyuncu Hiro ile Cha Mu hee'nin baş başa olduklarında kendi dillerini konuşup birbirlerini anlamamaları da bana gerçeklikten uzak geldi. Yani insan teknolojinin nimetlerinden faydalanır bir yerden sonra arkadaş! 

  Finaldeki ayrılıkları tamamen gereksizdi. 

  Cha Mu hee karakterinin ailesinin son anda ölmemiş olduğunu öğrenmek de gereksizdi.  

  İlk kez bir dizi bana 8 bölüm olsa harika olurmuş diye düşürttü. Belki 8 bölüm olsa böyle kusurları da olmayacaktı.. Yine de bu kusurlar, dizinin bana verdiği duyguyu tamamen gölgelemedi. Ay işin içinde gamzelerine kurban olduğum var bi kereee, nasıl gölgelesin😁

İzleyici tepkilerine bakınca da tam bir kutuplaşma var:

Bir grup resmen sıkılmış, “yavaş tempo, gereksiz drama” diye sitem etmiş.

Bir grup “ortalama, izlenir ama unutulur” havasında, Kim Seon-ho için dayanmış bitirmiş.

Bir grup ise (ben biraz bu taraftayım) gerçekten çok sevmiş; kimya, görsellik ve temalar yüzünden “kalbime dokundu” diyor.

Kısacası, herkesin ortak noktası Kim Seon-ho’nun ekrana yakışması ama geri kalanında görüşler üçe ayrılmış durumda. 😄

Sonuç olarak, eğer görsel şölen seven, slow-burn romance’a sabrı olan ve mental sağlık temalarına açık biriyseniz bu diziyi kesinlikle izleyin. Kim Seon-ho hayranları zaten kaçırmasın, Go Youn-jung’un performansı da ayrı alkışlık. Beklentiyi çoook yüksek tutmazsanız, keyifli bir deneyim yaşatıyor.😍




Yorum Gönder

0 Yorumlar

Son Yayınlanan

90’lar Rüzgarı ve Ofis Casusluğu: Undercover Miss Hong