Dear My Friends”i yıllarca erteledim. Slice of life türünü çok sevsem de, başroller genelde yaşlı karakterler olduğu için nedense hep başka dizilere yöneldim. Meğer ne kadar yanılmışım. Çünkü bu dizi, insanın kalbine işleyen, yaşama dair bütün duyguları aynı anda uyandıran nadir yapımlardan biriymiş.
Dizi, ilkokuldan beri arkadaş olan bir grup kadın ve erkeğin hayatını konu alıyor. Bu arkadaş grubundan birinin kızı olan Park Wan ise tercüman ve annesi ile arkadaşlarının hayat hikâyelerini yazmaya başlıyor. Hikâyeyi çoğunlukla onun sesinden dinliyoruz. Ama her karakter o kadar farklı, o kadar özel ki… Birbirleriyle daha iyi anlaşanlar olsa da bir bütün olarak müthiş bir uyumları var. İzlerken hepsiyle bir bağ kuruyorsun; hepsi için ayrı ayrı endişeleniyorsun.
Dizi yaşlılığın getirdiği zorlukları öyle gerçekçi gösteriyor ki insan kendine dönmeden edemiyor.
Hee-ja gibi bir gün bunama yaşar mıyım?
Choong-nam gibi tek başıma kalmaktan korkar mıyım?
Young-won gibi defalarca kansere yakalansam yine de gülümseyebilir miyim?
Moon-hee gibi evliliğim bir gün sadece bağırış çağırıştan ibaret olsa o yaşımda çekip gidebilir miyim?
Nan-hee gibi geçmişin acılarını yıllarca taşıyıp öfkemi diri tutar mıyım?
Ya Park Wan… Sevdiğim adam bir kazada yürüyemeyecek hale gelse korkudan onu yüzüstü bırakır mıyım?
Her karakter kendi içinde görünmez savaşlar veriyor. Hepsi bir ömrü dolu dolu yaşamış, sona yaklaştığını hisseden, pişmanlıksız bir kapanış isteyen, insanın kalbine dokunan insanlar. Dizi hem iç ısıtıyor, hem güldürüyor, hem de en beklemediğin yerlerde gözlerini dolduruyor.
Boşuna bu türün aşığı değiliz. “Dear My Friends”, slice of life türünün neden bu kadar sevildiğini bir kez daha hatırlatan, izleyenin ruhunda ince bir yer açan bir dizi. Eğer siz de ben gibi slice of life türü dizileri seviyorsanız muttlakaa bakmanız gereken diziler arasında Dear My Friends var!💘






0 Yorumlar