2026 Okuma Challenge'ım : Ocak Ayı Okumalarım ve En Sevdiklerim


Selamlar! Blogumun sevgili takipçileri, okuduğum kitapları yorumladığım sekmeyi zaten ilgisi olanlar iyi biliyordur. Son zamanlarda Instagram üzerinden "Ne okusak?" diye soran o kadar çok arkadaşım oldu ki, bir an durup düşündüm: Bloguma bu konuda hak ettiği özeni pek gösterememişim. Madem öyle, bu yıl kendim için başlattığım o büyük meydan okumayı buraya da taşımaya karar verdim. Biraz geriden geliyoruz ama ne demişler; geç olsun, güç olmasın!

Bu yıl çıtayı epey yükseltip kendime 100 kitaplık dev bir hedef koydum ve liseden beri hayatımda olan, varlıklarıyla bana huzur veren yakın arkadaşlarımla bir kitap kulübü kurduk. İnanır mısınız, bu işten bu kadar keyif alacağımı, toplantı günlerini iple çekeceğimi hiç tahmin etmezdim. Bu kulüp benim için muazzam bir motivasyon kaynağı oldu ve okuma arzumu resmen körükledi. Aynı satırlarda buluşup üzerine saatlerce tartışmak, karakterleri farklı pencerelerden analiz etmek insanın ufkunu gerçekten başka bir boyuta taşıyor.

Tabii hedef 100 kitap olunca, her birine ayrı ayrı yazı yetiştirmek benim için biraz zor olacaktı. Ben de süreci hem daha keyifli hem de daha toplu hale getirmek için okumalarımı ay ay paylaşmaya karar verdim. Her kitap için kısa yorumlarım, konusundan ufak bahsetmelerim ve tabii ki kendi puanlamam olacak.

Lafı daha fazla uzatmayalım, işte Ocak ayında kalbime dokunanlar ve puanlarım:



1. Şermin Yaşar - Altı Harfli Bir Tatlı 

Sayfa sayısı : 248

Puanım : 10/10

Şermin Yaşar’ın o içten ve yer yer gülümseten üslubuyla yoğrulmuş bir öykü kitabı. Gündelik hayatın içindeki sıradan görünen ama aslında devasa anlamlar taşıyan detayları, aile bağlarını ve insan hallerini öylesine güzel anlatıyor ki kitabın nasıl bittiğini anlamıyorsunuz.



2. Nermin Yıldırım - Unutma Dersleri 

Sayfa sayısı: 368

Puanım: 8/10

Unutmak mı daha zor, hatırlamak mı? Hayatının altüst olduğu bir dönemde "Unutma Dersleri" almaya başlayan bir kadının, geçmişiyle ve kendisiyle yüzleşme hikayesi. Hem trajikomik hem de çok derin. Nermin Yıldırım'ın okuduğum ilk kitabı Unutma Dersleri, dilini biraz yorucu bulsam da oldukça akıcı ve merak uyandırıcıydı. Yorucu bulmamın sebebi metinde o kadar çok anlamını bilmediğim kelime vardı ki iki üç sayfada bir kelime anlamlarını not aldım. Nermin Hanımcığım gerçekten gerek var mıydı buna? diye sormadan edemiyor insan okurken.



3. Tarık Tufan - Hayal Meyal 

Sayfa sayısı: 128

Puanım : 9/10

Tarık Tufan’ın o melankolik ve sarsıcı diliyle kaleme aldığı, varoluşsal bir sorgulama. Bir adamın zihnindeki gelgitler, hatıralar ve gerçeklik arasındaki o ince çizgide yürüyen puslu bir anlatı. 

Finaliyle beni şok eden bir roman. İnanılmaz akıcı, insanı empatiye sürükleyen, okudukça hüzne boğan bir kitap. 



4. Tarık Tufan - Aşıklara Yer Yok 

Sayfa sayısı: 312

Puanıım : 7/10

Yine Tarık Tufan ve yine bir yalnızlık hikayesi. Şehrin gürültüsü içinde kendi iç sesini arayan, aşka ve hayata tutunmaya çalışan yaralı karakterler...

Bu kitabı okurken sanırım fazla gerçekçi baktım olaylara. Gerçi karakterimiz Orhan'da gayet farkındaydı olanların. Hatta şöyle söylüyordu : '' Hayatımı mahvettim. Üstelik bunu yaparken aklım başımdaydı.'' 



5. Claire Keegan - Emanet Çocuk 

Sayfa sayısı: 80

Puanım: 8/10

Kısacık ama etkisi devasa bir novella. Kalabalık ve ilgisiz bir aileden alınıp, uzak akrabalarının yanına "emanet" edilen küçük bir kızın, sevginin ve şefkatin ne olduğunu sessizce keşfedişinin yürek burkan hikayesi.

80 sayfalık bir metin ama baştan aşağı bir kız çocuğunun gözünden hayatını düşüncelerini okumak onun ilgiye ve şefkate olan tepkisine şahit olmak çok etkileyici ve kıymetliydi.



6. Gianrico Carofiglio - Sabahın Üçü

Sayfa sayısı: 152

Puanım: 9/10

Bir baba ve oğlun, yıllar süren kopukluğun ardından Marsilya sokaklarında uykusuz geçirdikleri iki gece. Birbirlerini gerçekten tanımak için yakaladıkları o son şans ve samimi bir hesaplaşma.

Bir çırpıda okunan ama etkisi uzun süre kalan kitaplardan Sabahın Üçü.. Bir baba ve oğul sadece bir şehri değil, aralarındaki mesafeyi, iletişimsizliği ve geçmişin ağırlığını da adımlıyorlar..



7. Emile Ajar - Onca Yoksulluk Varken

Sayfa sayısı: 197

Puanım: 10/10 

Edebiyat dünyasının en özel eserlerinden biri. Arap bir çocuk olan Momo ile yaşlı Yahudi Madam Rosa’nın arasındaki o eşsiz bağ. Yoksulluğun, ötekileştirmenin ama her şeye rağmen sevginin en saf hali.

Ah! Bu kitap ve karakterimiz Momo.. O kadar kalbime dokunan beni etkileyen bir metin ki..



8. Ayfer Tunç - Aziz Bey Hadisesi

Sayfa sayısı: 88

Puanım: 7

Bir "kaybeden" hikayesi ama ne kadar zarif anlatılmış... Gençlik hatalarının, bir ömür süren pişmanlığın ve İstanbul’dan Balkanlar'a uzanan hüzünlü bir keman sesinin öyküsü.

Ayfer Tunç ile tanışma kitabımız Aziz Bey Hadisesi, güzel bir öykü kitabıydı ama beklentimin biraz altında kaldı benim.



9. Goethe - Genç Werther'in Acıları 

Sayfa sayısı: 126

Puanım: 9

Dünya edebiyatının en büyük aşk ve ızdırap manifestosu. Werther’in Lotte’ye duyduğu imkansız aşkın ve bu aşkın getirdiği kaçınılmaz sonun mektuplar aracılığıyla anlatılan lirik hikayesi.

Kitap Kulübü için yıllar sonra tekrar okuduğum kitaptır. Çok etkileyici, üzerine çok düşünülüp konuşulan bir eser.. Bence herkesin mutlaka okuması gereken dünya klasiklerinden.



10. Han Kang - Vejetaryen 

Sayfa sayısı: 176

Puanım : 8

Sıradan bir hayat süren bir kadının, gördüğü bir rüya sonrası et yemeyi bırakmasıyla başlayan sarsıcı bir dönüşüm. Toplumun ve ailenin baskısına karşı bedeniyle verdiği sessiz ama radikal bir direniş. 

Herkese hitap etmez, altındaki metaforları verilen mesajları anlayarak sindirerek okumak gerekir. Elime alayım bir çırpıda bitireyim diye oturup okuyabileceğiniz bir kitap değil Vejetaryen. Ben sindirilerek, düşünülerek, empati yaparak okunması gerektiğini savunanlardanım. Anca o zaman sevgili Han Kang'ın anlatmak istediklerini bir nebzede olsa anlayabileceğimizi düşünüyorum.


Ocak Ayı Favorilerim : 

1- Onca Yoksulluk Varken 

2- Altı Harfli Bir Tatlı

3- Hayal Meyal


P.s: Bu listedeki bazı kitapların tek olarak incelemesini bloga eklemiştim. 

Yorum Gönder

0 Yorumlar

Son Yayınlanan

Konusuyla Hayal Kırıklığına Uğrayıp İzlerken Sevdiğim ve tekrar Bodoslama Hayal Kırıklığına Uğradığım o DİZİ : Still Shining